|
Türk'lerin Aybastı'ya Gelişi Ortaasya'dan kopup gelen Türk Boyları İran toprakları üzerinde kurdukları Büyük Selçuklu Devleti'yle Bizans İmparatorluğu'na komşu büyük bir imparatorluk kurarak Anadolu'ya akınlar düzenlediler. 1054'te Van Gölü civarına gelen Sultan Tuğrul Bey ordularını üç bölüme ayırarak bir kolunu Kafkas Dağları, Erzincan Yöresi ve Canik Ormanlarına yöneltti. Bu Türk akınlarını 1071'de Malazgirt Savaşı'nın kazanılmasıyla geriden gelen Türk kuvvetleri destek verdiler. Selçuklu Sultanı Alpaslan'ın komutanlarından Artuk Bey, Afşin, Kutalmış Oğlu Süleyman Şah gibi komutanlar yöremizi de içine geniş bir alanda fetih hareketlerine başladılar. Kutalmış oğlu Süleyman fethettiği toprakları kendilerine bağlayarak Anadolu Selçuklu Devletini kurdu. Bu sırada Süleyman Şahın dayısı Danışmend Taylı Beyin oğlu Gümüştekin Ahmet Gazi Orta Anadolu'da Sivas Amasya, Tokat ve Niksar yörelerini fethederek Anadolu Selçuklu Devleti'ne bağlı Danişmentli Beyliği'ni kurdu. Selçuklular'ın taht mücadelelerinden yararlanarak bağımsızlığını ilan etti. Selçuklular ile birlikte Haçlılar'a ve Anadolu Selçuklu Devleti'ne karşı çetin mücadeleler verdiler. Daha önce Sivas olan başkentlerini güvenlik nedeniyle Niksar'a taşıdılar. Ahmet Gazi'nin yerine geçen oğlu Melik Emir Gazi Beyliği'nin sınırlarını bilhassa sahile doğru genişletmek amacıyla Canik denilen bölgeye seferler düzenledi. İlk etapta doğuda Mesudiye, İskefsür ve Aybastı; Batı da ise Ünye, Fatsa Bölgeleri Danişmentliler'in eline geçti. (1115 - 1134) Aybastı Canik diye bilinen yörenin Niksar'a göre ilk bölümlerindendir. Bu nedenle Türkler'in eline geçen ilk yerlerdendir. Daha sonraki yıllarda bazı yerlerin Bizans'a geçmesi üzerine Danışmentli Melik Muhammed yöreye bir sefer daha düzenleyerek daha etkin hakimiyet sağlamıştır. Danişmentli Hükümdarı Emir Nizamettin Yagıbasan Ünye üzerine bir sefer düzenleyerek (1157) Ünye'den itibaren Bafra'ya kadar tüm sahili ele geçirmiş, bir yıl sonra bu yerler antlaşma ile vergi karşılığı Bizans‘a terk edilmiştir.
Emir Muhammed'in ölümü üzerine başlayan taht kavgalarına As Devleti Sultanı Kılıçaslan Danişmentli Beyliği'ne son vererek topraklarına kattı. (1175) İlçemiz toprakları üzerinde Danişmentliler devrinde yapılan savaşlarda şehit düşmüş asker ve komutan mezarlarına rastlanmaktadır. Kutlu Doğmuş Evliyası, Kümbet Evliyası etraflarında çok sayıda şehit mezarları mevcuttur.
Aybastı ve yöresinin dağlık oluşu fetih sırasında Türkleri çok uğraştırmış fetih uzun yılları almıştır.(115- 1134) Hatta Emir Melik Gazi'nin Aybsatıya düzenlediği bir sefer sırasında Kutlular'da Yaras mevkiinde yaralandığı; öteki komutanların askerlerine:” Yarısını asın, yarısını kesin!” şeklinde emir verdiklerini; Emirin acilen Niksar'a götürüldüğü sırasında kanının damladığı yerlerin evliya olarak değerlendirildiği mahalle insanları tarafından anlatılmaktadır.
Osmanlı Döneminde Aybastı [değiştir]Aybastı Fatih Sultan Mehmet in 1461 yılında Tranzonu fethinden önce Osmanlı İmparatorluğuna iltihak edilmiştir. 1485 osmanlı Yılı Tahrir Defterlerinde Aybastının adı Bölük-i Fidâverende ‘dir. Fidâverende'nin merkezi belli olmamakla birlikte Elbey Köyü'nün olma ihtimali üzerinde durulmaktadır. İbassa ise Fidaverende'ye bağlı köyler envanterinde 1455'te 49 haneli bir köydür. Köy Yörgüç Paşa'nın Gulâmı (temsilcisi) Togan'ın tımarıdır. Köyde cami vardır. Seydi Ali Fakih imamlık Dervişoğlu Akdoğan Zaviyedarlık yapar. Köyde dervişler yaşar. Kızılot Karyesi'nde (Köyünde) 3 adet Derbentçi vardır. İbastı bu tarihlerde İskefsur kazası Şebinkarahisar Sancağı, Erzincan Eyaleti'ne bağlı bir nahiyedir. Daha sonra ibastı AYBASTI şekline dönüştürülmüştür.

Ulaşım Durumu [değiştir]Aybastı'nın Sahil yolu Fatsa‘ya uzaklığı 52 Km.'dir. Bu yol Otomobille 1.20 dakikada alınmaktadır. Virajları keskin ve çok fazla olduğundan araçlar az hızla bu yolu almaktadır. Güzergahta trafik akış şeridini, bazı yerler hariç tek saymada fayda vardır. Yolun asfalt kalitesi düşüktür. Yolun çoğu kısımlarına bir araç ancak sığmakta, bu da bu yoldaki seyrin çok dikkatli olmasını gerektirmektedir. İlçenin tüm köy ve mahallelerine ulaşım mümkündür. Aybastı - Gölköy arası 37 Km olup stabilize yol vardır. Bu yol da 2007'de asfaltlanacaktır. Aybastı - Niksar arası 70 Km'dir. Aybastı - Korgan arası ise 45 Km'dir.
Aybastı'nın Niksar, Reşadiye, Gölköy, Korgan ve Mesudiye ile bağlantıları vardır. Sözü edilen yerlerde asfalt mevcuttur. Aybastı - Reşadiye arası 57 Km olup bu yol Aybastı- Fatsa arasına nispeten biraz daha az virajlıdır. Ne var ki kış aylarındaki hava muhalefeti ulaşımı kesmekte ya da zorlaştırmaktadır.
Sosyal Yapı [değiştir]Sahilden 52 Km uzakta bulunan Aybastı, 3 Nahiye , 10 mahalle ve 7 köyden oluşur. Köylerde ilkbahar, yaz mevsimlerinde hareketlilik vardır. İlçe merkezinde her gün canlılık vardır. Cumartesi günleri pazar kurulur. Canlı bir pazara sahiptir. Evlenme yaşı 15 ila 22 ‘dir. Evlilikler çoğu kez görücü usulü ile yapılır. Aybastı’da inançlara büyük önem verilir. Baba ailenin reisidir. Aile büyüklerine hürmet fazladır. Evde aile büyüklerinin sözü geçerlidir. Babadan ayrı bir evde yaşansa bile ona danışmadan herhangi bir iş yapılmaz. Nüfusun %99’u okur-yazardır. Genel olarak kadınlar ev hanımı vazifesini yaparlar. Resmi dairelerde çalışan kadın sayısı çok azdır. Yaz mevsiminde kadınlar tarla ve bahçelerde çalışır. Ev hanımları Halk Eğitimi Merkezinin açtığı kurslara giderler.
Aybastı ’da nüfus hızlı bir artış göstermektedir. Merkezde buna paralel olarak hızlı bir kentleşme söz konusudur. Merkezde binalar genelde 4 ve daha çok katlı olarak inşa edilmiştir. Yurt dışında çalışan işçilerin arsalara gereğinden fazla para vermeleri nedeniyle arsa fiyatları çok yüksektir. Sağlık, eğitim, ulaşım konularında ciddi aksaklıklar meydana gelmektedir. Okullarda her yıl öğretmen değişikliği ya da öğretmen yetersizliği öğrenci başarısını düşürmektedir. Yine ulaşımın iyi olmaması sağlık yönünden ciddi sorunlar meydana getirmektedir.
Aybastı Belediyesince yapılan su arıtma tesisleri bitirilmiştir. Devlet Hastanesi hizmete girmiştir. Özellikle İstanbul, Ankara’ ya sosyal ve ekonomik nedenlerle göçenlerin sayısı oldukça fazladır. İşsizlik nedeniyle yurt dışında çalışma imkânları doğunca 1960 yılından itibaren İlkönce Almanya’ya başlayan işçi akımı Fransa, Avusturya ile devam etmiştir. 1996 yılından itibaren de işçilerin Türkî Cumhuriyetlere ve İsrail’e gittikleri görülmüştür.
Nüfus
İlçenin nüfusu 2000 genel nüfus sayımına göre 31.422. Bunun 14.346 ilçe merkezinde, 17.076 ise kasaba ve köylerde yaşamaktadır.
İlçe bağlısı olarak merkez hariç olmak üzere ilçe merkezine bağlı; 3 belde, 8 köy ve 9 mahalleden oluşmaktadır.
Yıllara göre ilçe nüfus verileri
Yıllar Merkez Köyler Toplam
2008 14.456 11.368 25.824
2007 14.767 11.831 26.598
2000 31.071
1997 55.000
1990 31.614
TÜİK verilerine göre Aybastı nüfusunun yaş ve cinsiyete göre dağılımı şöyledir. 2008 yılı.
Coğrafi Durumu
Orta Karadeniz Bölgesi’nde Canik Dağları’nın Kuzey yamacında kurulmuş olan ilçemiz, Fatsa’nın Güneyi’nde kıyıdan 52 km² içerdedir. Doğusu’nda Gölköy, Batısı’nda Korgan, Kuzeyi’nde Fatsa ve Güneyi’nde Reşadiye ilçeleri yer alır.
Yüzölçümü [değiştir]rakım olarak 2100 metre olan aybastı 3597m rakımlı perşembe yaylasına sahiptir. Engebelli arazisi vardır
Bitki Örtüsü [değiştir]İklim ve bitki örtüsü Orta Karadeniz iklimine benzer. yüksek kısımları ise kısmen İç Anadolu Bölgesi’nin iklimi hüküm sürer. Bitki örtüsü olarak Karadeniz bitki örtüsüne sahiptir. Tarıma elverişli alan 192 Km², Çayır, mera 116 Km² Bağ, bahçe 30 Km²’dir. Sıcaklık bakımından aylık ortalamalar incelendiği zaman en soğuk ay ortalama sıcaklığının 6 ile 7 derece arasında değiştiği görülür. En sıcak ay ortalaması ise 23 derecedir. Karadeniz Kıyılarındaki nem oranı fazla hissedilmez. Hava rüzgarlı olduğu zamanlarda soğuk daha fazla hissedilmektedir. Sıcaklık yazları 35 dereceye kadar yükselmektedir. Kışlar soğuk olur. Perşembe Yaylasında kar kalınlığı 1,5 metreye kadar çıkmaktadır. En yağışlı mevsim ilkbahardır.
Akarsuları [değiştir]Büyük ırmakları yoktur. Armutlu ve Aybastı çayları mevcuttur Yine eski adı “Ağuderya” yeni adı Bolaman olan bir çayı vardır. Her iki çay da Fatsa’dan Karadeniz’e dökülmektedir.
Perşembe Yaylası [değiştir]Bölgenin en önemli turistik yerlerinden bir tanesi olup ilçe merkezine 17 km. uzaklıktadır. İlkbaharda karların erimeye başlamasıyla hayatın ve canlılığın başladığı Perşembe Yaylası'nda mevsimin ilk karının yağmasına kadar hayat devam eder. Yeşil çle kaplı olan yaylanın merkezinde şehir türü bir yapılanma vardır. Perşembe Yaylası'nda yerleşim ve yaşamanın, Türklerin Anadolu'ya ayak basmalarından bu yana devam ettiğini kabul edebiliriz. Çünkü, ünlü seyyah Evliya ÇELEBİ, seyahatnamesinde, Perşembe Yaylası'ndan ve Perşembe Panayırı'ndan bahsetmektedir. Yine, 1876 Trabzon Salnamesi'nde Perşembe Yaylası ve panayırından söz edilmektedir.
Perşembe YaylasıBu yazılı kaynaklara dayanarak, Perşembe Yaylası'nın çok eski bir yerleşim yeri olduğunu anlıyoruz. Yayla şenlikleri de insanların bu yaylaya yerleşmeleriyle birlikte Perşembe Panayırı olarak başlamıştır. O dönemlerde yurdun çeşitli yerlerinden gelen satıcıların eğlence araçlarının, çadır tiyatrolarının buluşup birleştiği muhteşem bir görünüm içerisinde başlayan ve bir hafta devam eden eğlence, alışveriş ağırlıklı bir şenlikmiş. Bu şenliklerin en büyük ağırlığını, yağlı pehlivan güreşleri oluşturmaktadır. Geçmiş dönemlerde yaşayanların Perşembe Yaylası Panayırı hakkında anlattıkları bilgilere göre o dönemlerde panayıra yurdun çeşitli yörelerinden satıcılar, ip cambazları, sihirbazlar, sirk türü çadırlar, falcılar gelirler ve bir ay boyunca yaylada kalırlarmış. Başladığı günden bu yana Temmuz ayının son haftasında yapılma özelliğini yitirmeyen panayır, son haftada yağlı pehlivan güreşleri, at yarışları, insan yarışları gibi çeşitli sportif faaliyetlere devam edermiş. Yazılı kaynaklardan edinilen bilgiye göre; Perşembe Panayırı, Kırkpınar Şenliklerinden daha eski bir tarihe sahiptir. Ancak, bu zamana kadar tanıtımı yapılamadığı için gerekli yeri alamamış, Kıkpınar güreşlerinin rövanşının yapıldığı bir panayır olarak kalmıştır. Başladığı günden bu yana hiçbir kesintiye uğramadan devam eden Perşembe Panayırı'na Kırkpınar'da kispet giyen pehlivanların % 80'i (o yılın Kırkpınar başpehlivanı dahil) mücadele etmektedir.
Beldeleri
Alcalar , Çakırlı , Pelitözü
Alacalar [değiştir]Aybastı’nın Doğusundadır. Belde; Arpacılar, Tepecik, Sekağıl, Sevdeş, Alaca, Dağdıllı, Düzdağ, Şahanlı, Karacaçukur, Çındallı, Akfatma, İmamoğlu, Hıdırevyanı, Kayaaltı Maşatalanı, Ayandın bölümlerinden oluşmaktadır. Köyün ilk isminin Sevdeşlü olduğu anlaşılmaktadır.Şevdeşlü’nün 1455 yılında yapılan sayıma göre 24 hane olduğu belirtilmektedir. Daha sonradan Aynı köyün 1485 ‘te 20 hane 1520’de 28 hane 1547 ‘de 81 hane 1613’te 61 hane olduğu tespit edilmiştir. 1990 Yılında yapılan sayımlara göre nüfusu 3426 ‘dır.Alacalar 1999’da Belediye olmuş ve Aydın SEÇKİN seçilmiştir.22 Ekim 2000 nüfus sayımlarına göre nüfusu 3.801’dir. Şu andaki muhtarı Mustafa ARPACI’dır.1991 yılında yapılan kazılarda Tepecik mahallesinde Rumlardan kalma Kilise kalıntılarına rastlanmıştır. Bu köyde Kervansaray ve mezarlık olduğu sanılmaktadır.
Çakırlı [değiştir]Aybastı’nın güneyinde yer almaktadır. Geniş bir coğrafyaya yayılmıştır.Belde Pınargözü, Kıran, Cafarlı, Kalıçevyanı, Şeber, Gölardı, Düzağıl, Töngel, Pınaralan, Gölyanı,. mahallelerinden oluşmaktadır. Çakırlı Mahallesi’nde nüfus yerleşiminin 1613 Yılından itibaren 38 hane olarak başladığı söylenmektedir. Mahallenin 1990 sayımlarına göre nüfusu 3397’dir.1965’ ten önce köy olan mahallemiz, 1965’te belediye encümenince alınan bir kararla Belediye’ye Bağlı bir mahalle haline getirilmiştir.1999 Tarihinde Belediye olup başkanlığa Mehmet ER seçilmiştir.22 Ekim 2000 nüfus sayımlarına göre nüfusu 3.389 ‘dur. Şu andaki muhtarı Veysel İKİZ ’dir.Şeber ya da Dörtyol ticari yönden gelişmiştir. Burada halkın ihtiyaçlarına cevap verebilecek nitelikte dükkan, fırın, mobilya vb mevcuttur. Töngel, Domuzgölü, Düzağıl gibi yakın yerler bazı ihtiyaçlarını Şeber’den almaktadır.
Pelitözü [değiştir]Pelitözü’nün yapılan araştırmalarda hangi tarihlerde kurulduğu bilinmemesine rağmen bu yerde ilk önceleri Hititler, Persler daha sonra da Makedonya Kralı İskender’in buyruğu altına girmiştir. İskender’in ölümü üzerine generallerinden olan Selvekos’un sonra da Roma İmparatorluğu topraklarına dahil edilmiştir. 1095 - 1173 yıllarında Danişmet Bey’in fetihleri ile Danişment Beyliği kurulmuştur. Denişment Bey bölgenin fethi için Halil ve Kutlu Doğmuş Beyleri görevlendirmiştir. Daha sonra Osmanlı İmparatorluğu’na geçen bu yer 1989 yılına kadar köy olarak kalmıştır. 1989 yılında ise kasaba olmuştur.Pelitözü Doğu Karadeniz Bölgesi’nin Samsun Ordu Amasya Tokat İllerini kapsayan alt bölgesinde 37 - 30 doğu boylamı ile 40 - 34 Kuzey enleminde yer alır. Bu yerleşim yeri Aybastı’nın güneyinde yer almaktadır. Aybastı’ya 12 km uzaklıktadır. En yakın sahil ilçesi olan Fatsa’ya uzaklığı 62 km’dir. Ordu’ya uzaklığı 116 km’dir.Nüfusu 1990 D. İ.E. sayımında ikamet edenlerin sayısı 2648’dir. 22 Ekim 2000 nüfus sayımlarına göre nüfusu 3.568 ‘dir. |